365 gün 36,5 kilo… Sahici ve samimi bir proje!

Ara Çözümleme!

Taa Nisan ayında rafa koyup burayı, çözülmelere ve çözümlemelere dalmışım!

Unuttum sanmayın. Vicdanın bir köşesi vurup da vuruyordu zaten. Ama içinden geçtiğimiz hava akımları nedeniyle hafif bir türbülans durumu oldu.

Önce psikolojimden başlayayım. Bahar aslında yenilenme ve enerji dönemidir ama hani bir de bahar yorgunluğu kadar ikircikli bahar depresyonu da var herhalde. Mayıs ve Haziran biraz ruhen önce yıkılma, sonra çözülme ile geçti. Efkarlı ve çok bulutlu bir hava altında geçti günler. Vücut gibi ruh da değişikliklere adapte oluyor sanki, çözülmelerden çözümlemeye doğru yelken açtım, rastgele!

Yazının devamını oku »

Reklamlar

217/365

İnatçı kilolarımla gayet sevimli uğraşıyorum. Bu haftaki tartıda artık 94 kg.daydım! Çocuk Bayramı civarı 92-93 kilo hedefe yaklaştım. Proje hedefinde ise tamam biraz (biraz mı diyor içimdeki o eleştirel ses!) gerideyim. Olsun bundan yüksünecek, üzülecek ve yenik hissedecek değilim kendimi! On belki de onbeş yıldır gelemediğim bir noktadayım, daha da ilerleyeceğim! Yaklaşık 150 günüm var, kabaca beş ay! Böyle devam edebilirsem 25 kilo civarı olur toplam değişim ki bu da hiç fena sayılmaz hani! Projeye ek, uzatma dakikaları ekleriz ne yapalım:)

Uzatma dakikaları derken, futbola kilitlenmiş bir zaman diliminde bilgisayarımın başında, günlüğümleyim. Futbola ortalamanın üstünde bir ilgim var. Yazının devamını oku »

Hasbi Tembel geldi 207!

Evet bahar tembelliği yine bir uzun atlama yaptım günlükte, çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan özür dileriz:) (Buraya necefli maşrapa deseni bulmam lazım!) Bu arada acaba profil resmimi-gravatarı “Hasbi Tembel” ile değiştirsem bir süre fena olmaz sanırım:)

Yazarken aradığım resmi de buldum. Tamtatam! İşte necefli maşrapa karşınızda! (O dönemi bilenler bilmeyenlere anlatsın lütfen!)

Öyle bir geçti ki zaman, yiyecek listeme genellikle uyarak ve de bu sefer denilenden az yememeye çalışarak haftamı geçirdim. Dün beslenme uzmanı ve onun fiyakalı tartısı ile buluşma günümdü. Bu sefer tartıyla tartışmama gerek kalmadı:) Sözün özü 1.4 kg. daha kanatlanıp terk etmişti beni yaşasın! Geçen haftaki duraklama olmasa ayda 5-6 kg. hedefi yakalayabilecektim. Neyse uzmanımız bir haftalık sarkma önemli değil dedi. Artık 95 kg.yum. Hatta 94 küsur! 14 Nisan’a olmasa da bir sonraki haftaya 92-93 kg. hedefi yakalayabilir, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklar gibi şen olabilirim:)

Yazının devamını oku »

365’de 197

Günlüğüme bugün iki yazı birden bırakıyorum. Birkaç günü toplayarak yazdığım “derli toplu” yazılarıma alternatif!

Günlük yiyecek ajandama sadık kalmayı büyük ölçüde becerebildiğim bir gün daha geçti. Okul veli toplatısı nedeniyle istediğim şekilde yürüyemedim. Kahvaltı ve öğle yemeği ajandama uygunken arada sütlü kahvemin yanında 150 kalorilik bir aykırılık yaptımmmmm, itiraf ediyorum. Tahıl, kuru meyve ve fıstık karışımı sağlıklı bir abur cubur! Bu haftaki buluşmamda yol arkadaşıma-beslenme danışmanıma soracağım. Söylediklerini sizinle de paylaşırım.

Akşam ıspanak yemeye devam ettim. İçimde bir Temel Reis büyüyor sanırım. Oysa benim niyetim Safinaz olmak:) Nazlı olduğum ve saf olduğum söylenebilir ama ikisi bir arada henüz çok zor:) Projeye devam devam, biz hiç yorulmadık, biz hiç yenilmedik desem yalan projeye devam! Bülent Ortaçgil’e selam! Projeme ve tüm yolu paylaştıklarıma geliyor:

Yazımı hazırlayıp biraz demlenmeye bıraktım, bugün günlüğüme ekleyebiliyorum. Şaka gibi!

Şakacı bir nisan asırlardır farklı kültürlerde benzer uygulamalarla sürüyor. İran’da yeni yılın gelişini yani Nevruz’u takip eden iki hafta sonunda yani 1 ya da 2 Nisan’da birbirlerini işletip, ufak şakalar yapma geleneği var. Fransa ve İtalya’da ise insanlar birbirlerinin arkasına kağıttan kestikleri balıkları yapıştırarak “Nisan balığı” geyiği yapıyor. Bizde de özellikle okul yıllarında çok şakacıdır Nisan bir. Bu yıl üniversite sınavına denk geldi 1 Nisan, sınavda ter ve emek döken milyon küsur gence yeni bir şaka yapılmaz umarım demek geldi içimden!

Bahar kendini iyice gösterdi şu son birkaç gündür. Sizi bilmem ama bende iştah tavan. Gidip gelip su içerek kendimi frenlemeye çalışıyorum. Pek kolay olmuyor mefakat!

Sabah kahvaltılarımda lorlu karışımla devam ediyorum, bakınız bir önceki yazım. Öğlenleri tavuklu salata,ayran devam. Öğleden sonra iki arada kuru kayısı, ceviz, elma üçlemesi de büyük ölçüde- yani hazırlıksız çıktığım ve unuttuğum zamanlar hariç, tamam! İki akşam balık salata dışında, diğer günler ıspanak ve yoğurt yedim. Kalan iki akşam da kabak yemeği planım var bakalım.

Yürüyüşlerimi de sürdürüyorum. Gün içerisinde de yürüyüşü yolculuk yöntemi olarak uygulama fikrine de hem kendimi hem de kızımı alıştırdım. Zaten haftasonu İstanbul trafiğinde makul de bir çözüm bu.

Çakma salep- yani tarçınlı sütümü soğuk denedim, öyle de fena gitmedi. Daha sıcaklarda buzlu versiyon da olabilir.

Sabahları yiyecek ajandama uygun bir keşfim var! Duyduk duymadık demeyin, paylaşayım dedim. Kahvaltı için aldığım lor peyniri (bir çay bardağı kadar) içine bir tatlı kaşığı çörek otu, biraz kekik ve kırmızı biber, domates, salatalık ve biber katıp karıştırıyorum. Renkler bir arada bu kadar mı hoş olur! Koca bir tabak kahvaltılık oluşuyor önümde. Çayım ve iki dilim ekmeğimle sabahım şenleniyor. Aaa unutuyordum tüm bu kahvaltılığın yanında bir de promosyon bir tam ceviz ve bir adet kivi var.  Gözüm de doyuyor karnım da! (İtiraf ediyorum bazen sabah mahmurluğunda bu promosyonu unutuyorum. Galiba bir de ayrı itiraf sayfası yapsam fena olmayacak.)

Hava güneşli ya dört duvar arası duramadım, koca bir çantayla bilgisayarım, kitabım, bilimum gereksiz eşya ile fırladım dışarı Mary Poppins gibi. Öyle nereye gideceğini hesaplamadan evden fırlamak boş günlerimde çok hoşuma gidiyor. Bulduğum ilk güneşli yerde, yeni açan çiçeklere yakın bir masayı keşfedip, yerleştim. İşlerimi bu çiçekli masa ofisten halletmeye çalıştım, arada içmem gereken sütümü içtim. Onla da yetinmeyip bir de Türk kahvesi!

Öğlen yediğim tavuklu salata, ayran ve iki dilim ekmeğe iki kedi (biri hamile) ile paylaştım. Bana kıvırcık salatalar, onlara tavuk:)

Masa ofisteki keyifli çalışmamı bitirip, diğer görev çağrılarıma gittim, bol deplasmanlı. Öğleden sonra eve dönüşümde koca çantama eşlik eden bir sürü torba ile tam teçhizatlı kameraman şeklindeydim! Ama kuru kayısı ve cevizimi ihmal etmedim:)

Şimdi yazımı yazarken günlük yeşil çay ve form çay kotamı severek dolduruyorum. Su içmeyi ihmal ettim biliyorum onun için akşam boyunca dört beş büyük bardak suyla açığımı kapatacağım.

Akşam menümde salata, yoğurt ve harika bir ıspanak yemeği var. Çakma salep de bonus!

192’de geldi!

Bugün diyetisyenim, nam-ı değer yeni yol arkadaşımla ve onun keskin terazisi ile randevum vardı.

Bir kiloya daha veda etmiş bulunuyorum bu geçen bir haftada! Nihayet Kasım sonundan beri gidip geldiğim kilo intervalinde zıpçıktılık yapabildim. Şimdiki hedef 14 Nisan’a kadar 92-93 kiloya gelerek kaybettiğim zamanı toparlamaya çalışmak. On yedi günde 3-3.5 kilo götürebilirsem bu iş tamam dedi yol arkadaşım. Gülümsedim! İçimden kahkaha atıp, sıçradım bile ama o farketmedi sanırım. Elimden geleni ardıma koymayıp, hedefe ulşamaya çalışacağım. Metabolizmam da köstek olmayıp destek olursa ne mutlu!

Yazının devamını oku »